topLarLa piyano çaLan adam / harika bir performans
21 Kasım 2009 CumartesiGönderen mybiSGeN zaman: 11/21/2009 11:29:00 PM 0 yorum
Etiketler: kör-düklerim, MUZIK-DRAMA
ŞişeLerLe müzik : Korobuska
TeşekkürLer @sihirLi keman…
Gönderen mybiSGeN zaman: 11/21/2009 05:38:00 PM 0 yorum
Etiketler: drama-oyun-etkinlik, MUZIK-DRAMA
Güzel bir ritim çaLışma/etkinLik / oyun örneği
Müzik dersLerinde kuLLanıLabiLir…
YazıLabiLecek KazanımLara bir iki örnek:
Verilen ritmi tekrarlar,
Grupla farklı ritimler oluşturur,
Gerektiğinde lideri izler,
Müzik etkinliklerine katılır,
Müzik çalışmalarını sergiler.
Şarkılı oyun müziklerine, özgün hareketlerle eşlik eder,
Farklı ritmik yapıdaki ezgilere uygun hareket eder,
Farklı ritmik yapıdaki müzikleri seslendirir
Bildiği müziklere basit ritim eşlikleri yapmaktan hoşlanır,
Farklı ve tekrarlanan motiflerden oluşan ritim kalıpları oluşturur,
Dinlediği değişik türdeki müziklerle ilgili duygu ve düşüncelerini farklı anlatım yollarıyla ifade eder.
Öğrendiği şarkıları çalıp söyler.
Şarkının sözlerini grupla aynı anda söyler.
Söylenen şarkıya isteyerek katılır,
Şarkının sözlerini ezgiye uygun olarak söyler
Şarkıya birlikte başlar,
Şarkıyı birlikte bitirir
Gönderen mybiSGeN zaman: 11/21/2009 05:33:00 PM 0 yorum
Etiketler: drama-oyun-etkinlik, ISINMA-HAZIRLIK, MUZIK-DRAMA
Ritim Koridoru : Müzik derslerinde kuLLanıLabiLecek bir oyun
Müzik derslerinde kuLLanıLabiLecek bir ısınma-hazırlık oyunudur.
Ritim Koridoru: İki kişi karşılıklı durur ve aynı anda bir öne bir arkaya el çırpma başlatır. Üçüncü kişi bunların arasından geçecek ve yanlarında yer alacaktır. Ancak, ilk ikilinin elleri arkada el çırparken geçmek durumundadır. Öne el çırpma sırasında geçilmez, geçiş yapanın el çırpanlara çarpmaması gerekir, çarparsa yanar ve en son sıraya geçer.
Dördüncü kişi de ilk ikilinin ellerine çarpmadan geçip yeni ikili oluşturmak üzere, daha once geçenin karşısında duracaktır. Bir kural da burada başlar; yeni ikili öne ve arkaya el çırpma başlatırken, ilk ikilinin tersini yapmak zorundadır. Yani ilk ikili önde el çırparken, ikinci ikili arkada çırpmak zorundadır.
Bir sonraki ikili eş, sırasıyla çırpılan ellerin arasından geçerken, çarpmamak için dikkat etmek zorunda, bunun için açılan eli geçerken bir vuruşluk sürede adım atmak durumundadır. Tüm grup, ikili eşlerle koridoru tamamlayıncaya kadar seramoni devam eder.
Dikkat geliştirici gurubu kaynaştırıcı bir oyundur. Her yaş grubunda oynanır.
Kaynak : Morgül, Mahiye. Müzik Nasıl Öğretilir. Yurt RenkLeri Yayınevi. Ağustos 2001. s.42. Ankara
Gönderen mybiSGeN zaman: 11/21/2009 02:18:00 AM 0 yorum
Etiketler: drama-oyun-etkinlik, DRAMALINK, Eğitsel Oyun Ve Etkinlik Uygulamaları, ISINMA-HAZIRLIK, MUZIK-DRAMA
TİYATRONUN DEĞERİ
15 Kasım 2009 PazarTİYATRONUN DEĞERİ
Bugün asfalt yolda eskisinden daha çabuk gidiyor, kat üstüne katlar ekliyor, denizin altında yüzüyor, göklerin üstünde uçuyorsak bunlar birer ilerlemedir. Ama bunların topu birden bizi insan yapmaz. Bizi kötülükten, çirkinlikten, kabalıktan kurtaran, insan yapan "eğitim" dir.
İnsanoğlu yeryüzünü gezdikçe, toprağı kazdıkça geçmiş uygarlıkların izini buluyor. Hepsinde tiyatro başta geliyor. Eski Yunan'da Arkadia'nın başkenti olan 70.000 kişilik Megalopolis'te 40.000 kişi için tiyatro vardı. Bugün Yunanistan'da hala kullanılan55 basamaklı Epidauros tiyatrosu 14.000 kişi alır. Bergama'da, Virankapı'daki Roma tiyatrosu 30.000 kişiliktir. Tellidere'deki tiyatro 50.000 kişi içindir. Dünyanın en dik tiyatrosu sayılan Bergama tiyatrosu 15.000 kişi alır. Asklepion'daki tiyatro 4.500 hastaya ayrılmıştır.Bergama'nın nüfusu160.000 iken100.00o kişi alan 4 tiyatrosu varmış.
Almanlar yakılıp yıkılan şehirlerinde hastaneden, üniversiteden, tapınaktan, okuldan önce, on beş yılda tam yüz yeni tiyatro yaptılar.
Hastane gövdelerin, tiyatro ruhların şifa kaynağıdır. Ruhsuz adam bir kalıptır. Düşünmekten, duymaktan, insanlıktan, iyi ve kötüyü ayırtetmekten uzak bir kalıp! En korkunç suçları işleyenler hep bu ruhsuz kalıplardır. Çevremizi karartan, eğitim ışığına varamamış bu sakat ruhlardır.
Tiyatro okul kadar, hastane kadar önemlidir. Gövde hastası ölür, ruh hastası öldürür. Ömrü boyunca tiyatrosuz kalan bir toplum, önce dilini yitirir, geleneğini unutur, sonra bütün bağları çözülür, sokağa düşer. En büyük kötülük birbirimizden ayrıldığımız gün başlar.
Tiyatronun en büyük gücü "söz"dedir. Üstün insanlardan bize kalan tek düşünce anıtı, bu granit kelimelerle örülmüştür. İnsanlığın sesi, tiyatroda duyulan sözlerle kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa geçer, geleceğe armağan kalır. Tiyatroda seyircinin kana kana içeceği bu söz yağmurudur; ruhları yıkayan bu söz tufanıdır.
Bir toplumun kültür ölçüsü tiyatrosudur.
Muhsin Ertuğrul
yazıyı şuRadan aLdım. A. Zafer Sapçı’ya teşekkürLer…
Gönderen mybiSGeN zaman: 11/15/2009 01:10:00 AM 0 yorum
Etiketler: Kavramsal-Teorik Alan, YAZI-INCELEME-ARASTIRMA

