20 Haziran 2009 Cumartesi

tanımLar:”DoğaçLama!”

Doğaçlama, oyuncunun konuya bağlı fakat metne bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi konuşması ve davranmasıdır.

Oyuncunun doğaçlama anında sunduğu hareketler ve sözler, spontan bir biçimde ortaya çıkar. Ayrıntıları önceden saptamadan, bir metne bağlı kalmadan ancak belirli bir hazırlık süreci barındıran; büyük ölçüde grup dinamiğine dayanarak içten geldiği gibi ve aniden gelişen rol oynama sürecidir. ( ===> )

+    +    +    +    +

Yaygın kullanımıyla bir metne bağlı olmadan, içten geldiği gibi ve aniden gelişen durum olarak tanımlanan doğaçlama; yaratıcı dramada bireysel ve grup yaratıcılığının en çok ortaya çıktığı çalışmalardır. Bu çalışmalar daha az kesin olarak belirlenmiş bir süreci kapsar, çünkü yazarak ya da kaybederek değil zihinde canlandırarak yaşanır. Önceden ayrıntılar saptanmadığı için de özgün bir süreç olarak gerçekleşir; diğer bir deyişle doğaçlamaların ana kaynağı bireyin kendi yaşantısıdır. (Üstündağ, Tülay (1998) Yaratıcı Drama Eğitim Programının Öğeleri , Adıgüzel, Ö. H.(Editör). Yaratıcı Drama 1985-1998 Yazıları. İkinci Baskı.(2006) Ankara. Naturel Kitap Yayın Dağıtım, s.466-485 ‘deki makale )

+    +    +    +    +

Saptanan bir tema üzerinden yola çıkılarak, bir hedefe doğru belli aşamalarda yol alınır. Bireysel ve yaratıcılığın ön plana çıktığı çalışmalardır. (Adıgüzel, Ö. H. (1994) Eğitimde Yeni Bir Yöntem ve Disiplin: Yaratıcı Drama, Adıgüzel, Ö. H.(Editör). Yaratıcı Drama 1985-1998 Yazıları. İkinci Baskı.(2006) Ankara. Naturel Kitap Yayın Dağıtım, s.203-223 ‘deki makale )

+    +    +    +    +

(fr.) emprovizasyon. (fransızca okunuşu)
(ing.) improvisation.

+    +    +    +     +

Bir oyunculuk yöntemi; daha önce belli bir sözel ya da mimiksel-davranısal sahne saptaması olmaksızın oyun oynama. Oyun sırasında eylemi ve sözü bulan oyunun temeli Doğaçlama'ya dayanır. Doğaçlama tiyatrosunun ilk örneklerine antik çağda mimus ve pantomimus'ta rastlanabileceği gibi, en çok da tuluat tiyatrosunda rastlanır. Bu bağlamda, örneğin , commedia dell'arte, oyuncuları, kaba eylem taslağına göre, kendiliğinden doğal tepkilere dayanarak, Doğaçlama oynarlar; çok iyi saptanmış oyuncu rolleri içinde, belli bir duruma, yere, zaman, izleyiciye göre oyunu olduğu kadar, ağızdan ağıza söz akışını da çeşitlendirirlerdi; Arlecchino gibi komik tipler, izleyiciye doğrudan seslenerek, yöresel ve güncel olaylara tepki verirlerdi. Doğaçlama, bugün de oyunculuk eğitiminin başlıca alanlarından olup, Stanislavski'nin "doğru algılama" istemi ile Brecht'in "gözlem sanatı"nı geliştirme sanatı istemi arasında, diyalektik bir birlik kurma amacını gütmektedir; bu anlamda, Doğaçlama'nın oyuncunun kendine özgü kişisel anlatımını geliştirmesine ve kendini gözlemci kılmasına yönelik, ikili işlevi karşısındaki oyuncunun oyununu gözlemleyerek kendi oyununu koymasına olanak verir. Doğaçlama, tiyatro topluluklarınca üretim amaçlı olarak da ele alınmakta, özellikle de törensi tiyatro toplulukları, serbest tiyatro toplulukları ve sokak tiyatrosu topluluklarınca uygulamaya konulduğu gibi, "topluca doğaçlama oyunculuk" anlayışı içinde ortaya konmaktadır. Çağdaş törensi tiyatro anlayışı doğrultusunda, doğaçlama ile törensilik içiçe kaynaştırılmakta, oyunculukta temel yöntem olarak alınmaktadır. ( ===> )

+   +   +    +    +

Doğaçlama; kavram olarak önceden planlanmamış davranışlar gibi düşünülmelidir. Uygulama alanı sanat ,sahne diye düşünülse de aslında yaşamın kendisidir. Bu; yaşam bir doğaçlamadır, insan kendini olayların akışına bırakmalıdır anlamına gelmemeli; ancak zaman zaman doğaçlama davranışlara fırsat verip bedensel ve ruhsal enerjinin serbest bırakılması sağlanmalıdır. Sanatta doğaçlama önemli bir kavramdır. Ancak doğaçlamada önemli olan kavramın uygulandığı sanat dalında önceden temel eğitimin alınmış olmasıdır. Yoksa resim yapan birinin renk, malzeme eğitimi olmadan yaptığı çalışmalara ben doğaçlama çalışıyorum.. benim tarzım bu.. şeklindeki yaklaşım olsa olsa beceriksizlik veya eğitimsizliği yine beceriksizce örtmeye çalışmaktır. Konuyu size şöyle örneklemek isterim... Doğaçlama çalışan bir ressamın eseri analiz edildiğinde altında yatan bir öykü ve tutarlılık gözlemlenir. Doğaçlama çalınan bir müzik enstrümanı size sanatçının duygularını anlatabilir. Ağıtlar,uzun hava, barak böylesi çalışmalarda oluşur. Bazen kayda alınır, alınmayıp hafıza kaydı ile de kullanılabilir, musikideki taksim konuya hem giriş yapar hem sanatçı ve dinleyicinin ruhunu ısıtır.

Sahnede doğaçlama bizim ilgilendiğimiz konu olmalıdır. Bu yüzden daha ziyade sanatta doğaçlama ana başlığı altında ‘sahnede doğaçlama’ kavramına bakmalıyız. Tiyatro sahnesinde doğaçlama, temel eğitimi almış ya da alma aşamasındaki kişilerce kullanılmalıdır. Aksi; sahnede komiklik yapmak olur. O halde bazı alt becerilere ihtiyaç vardır ki doğaçlama bu becerileri geliştirmek için kullanılabilsin.

Şimdi bu kavrama bir göz atalım..

Doğaçlama yapacak sanatçı ya da sanatçı adayı kesinlikle zeki olmalıdır. Çok seri ve düzgün düşünebilmelidir. Tuluat tiyatrosunda ve günümüz stand-up gösterilerinde görüşümüzü destekleyen önemli örnekler vardır.

Kullanabilecek her türlü malzemesi olmalıdır.. Bu bölümü konu başlığı gibi düşünelim ve biraz açalım..

Sanatçı tüm yaşamı boyunca sanatçıdır, onu sanatçı yapmaya başlayan ve yapacak en önemli özelliği gözlem yapması ve gözlemlerini yorumlayarak biriktirmesidir. Yani sanatçının kayıtları altında aslında hazine vardır, doğaçlama bu hazinenin tozunu almak, sayımını yapmak ve en önemlisi çabuk ulaşılabilir bir düzen içinde istiflemeyi sağlar. Zaman zaman kullanılan farklı birikimler farklı kombinasyonların oluşmasına yardımcı olur.. Başka bir deyişle; doğaçlama mevcut birikimlerin parçalarını farklı şekilde bir araya getirerek yaratıcılığı oluşturur ve geliştirir.

Doğaçlama tiyatro topluluklarında üretim aracı olarak önem kazanır.Bu çalışmalarda ortaya çıkan ve kullanılması düşünülen bölümler kayıt altına alınır.. Öyleyse; bilimsel bir deyişle.. "doğru algılama" kavramı ile ‘’gözlem sanatı"nı geliştirme kavramı arasında, bir birlik kurma amacını gütmektedir; bu anlamda, doğaçlama oyuncunun kendine özgü kişisel anlatımını geliştirmesini ve kendini gözlemci kılmasına yönelik fırsatı sağlar.

Şöyle diyerek konuyu bağlayalım ve bir başka kavram incelemesine geçelim: Doğaçlama oyuncunun öğrendiklerini kişisel birikimleriyle mayalayarak kullanmasını ve kendi yorumunu ortaya çıkarmasını sağlayan çok önemli bir kavramdır.

R.Sinan Akbaşak

+    +   +    +    +    +

1- betige dayanmayan içe dogdugu gibi oynama ve konusma.
2- oyun sirasinda, beklenmedik bir ters durum karşısındada durumu kurtarmak için betikte olmayan hareketler yapıp sözler söyleme.
güldürmek amaciyla daha önceden saptanmamis hareketlere ve sözlere
3- daha önceden saptanmıs betik üzerinde doğaçlamalara gitme (örn: orta oyunu, commedia dell'arte).
4- güldürmek amaciyla daha önceden saptanmamis hareketlere ve sözlere yönelme; bu sonuncusu tiyatro sanatı açısından olumsuzdur. ( ===> )

+    +    +    +    +

Doğaçlama atölye ortamında katılımcıların içten geldiği gibi rol oynayarak,olayları_olguları araştırma inceleme tekniğidir(Aslan, 1994)
doğaçlama,kalıpları önceden belirlenmeksizin ve belli düzenleme işlemlerine bağlı kalmaksızın hayal gücüne dayalı bir şekilde özgür yaratma eylemi olarak kendini göstermektir(hodgson 1981).doğaçlama yazarak ya da kaydederek değil , o anda zihinde canlandırma yapılarak oynanır (uçan, 1998). doğaçlamada süreç ile ürün iç içedir,birbirinden kolayca ayırt edilmez. doğaçlamayla ortaya çıkan süreç/ürün bir başkası tarafından yeniden ve aynen canlandırılmaz,kesinlikle yinelenemez.ancak oyunun kaydından ya da raporlaştırılmasından sonra yeniden oynanabilir ya da yorumlanabilir ki,o zaman da doğaçlama olmaz , sadece doğaçlamadan yola çıkarak ortaya koyulmuş estetik bir bütün olur.morgan ve saxton (1995) doğaçlamanın , öğrencilerin kendiliğindenliğini geliştirdiğine dikkat çekerek , doğaçlama sırasında bireyin yaşantıları ve gerçek olaylar arasında ilişki kurarak , zihin ve duyuş arasında hızlı bağlar kurduklarını vurgulamışlardır.diğer taraftan doğaçlama , öğrencilerin , duruma uygun dili anında bulmaları,akıcı ve ve doğru biçimde konuşmaları için doğal bir gereksinim ve çaba da yaratmaktadır.(O' Neill, Lambert, Linnel, Wood, 1976). sonuç olarak , doğaçlama,bir hazırlık ya da senaryoya dayanmaksızın , o anda var olan,tekrarlanamayan,doğal bir biçimde kendiliğinden oluşarak akan davranışlar dizgesidir.o halde doğaçlama çalışmalarının , öğrencilerin , yaratıcılıklarını ve tam ve doğru konuşma becerilerini geliştirdiği söylenebilir.
Şunu da unutmamak gerekli doğaçlamada sonucun öngörülmemesi gerekir..eğer sonu öngörülürse o dramatizasyon olur.. ( ===> )

+    +    +    +    +

dogaclama

(Kaynak)

1 yorum:

sanat/ik dedi ki...

doğaçlama bence bir oyuncuda yetenek ister...bilgiler için teşekkürler...